Gezegen

MerkürVenüs
DünyaMars
JüpiterSatürn
UranüsNeptün
Güneş sisteminin bilinen sekiz gezegeni[a]:
Merkür, Venüs, Dünya ve Mars
Jüpiter ve Satürn (gaz devleri)
Uranüs ve Neptün (buz devleri)

Güneşe olan uzaklık sırasına göre gerçek renkleriyle gösterilmiştir. Boyutlar ölçekli değildir.

Bir gezegen (veya seyyare), kendi yerçekimi sayesinde yuvarlak hâle gelecek kadar büyük olan ancak bir termonükleer füzyon başlatacak kadar büyük olmayan ve Uluslararası Astronomi Birliği'ne göre (tüm gezegen bilimcilere göre değil) komşu bölgesini gezegenimsilerden temizlemiş, bir yıldız veya yıldız kalıntısı yörüngesinde dönen astronomik cisimdir.[b][1][2]

Gezegen terimi, tarih, astroloji, bilim, mitoloji ve din ile bağları olan antik bir isimdir. Dünya'nın dışında, Güneş sistemindeki beş gezegen genellikle çıplak gözle görülebilir. Bu gezegenler birçok erken kültür tarafından birer tanrı veya tanrıların elçileri olarak görülüyordu. Bilimsel bilgi birikimi ilerledikçe, insanların gezegenlere ilişkin algısı değişti. 2006 yılında, Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), Güneş sistemi içindeki gezegenleri tanımlayan bir kararı resmen kabul etti. Bu tanım birçok gezegen kütlesini, nerede veya neyin yörüngesinde döndüklerine göre gezegen tanımına dahil etmediğinden tartışmalıdır. 1950'den önce keşfedilen gezegensel cisimlerin sekizi şu anki tanım kapsamında "gezegen" olarak isimlendirilmeye devam edilse de, Ceres, Pallas, Juno, Vesta (her biri asteroit kuşağında birer gökcismidir) ve Plüton (ilk keşfedilen Neptün ötesi cisim) gibi bir zamanlar bilim camiası tarafından gezegen olarak kabul edilen bazı gök cisimleri, mevcut gezegen tanımı altında artık gezegen olarak adlandırılmamaktadır.

Batlamyus, gezegenlerin Dünya'nın yörüngesinde ilmekler atarak döndüğünü düşünmüştür. Gezegenlerin Güneş'in yörüngesinde döndüğü fikri birçok kez öne sürülmüş olsa da, bu görüşün Galileo Galilei tarafından gerçekleştirilen ilk teleskopik astronomik gözlemlerden elde edilen kanıtlarla desteklendiği 17. yüzyıla kadar desteklenmedi. Yaklaşık olarak aynı tarihlerde Johannes Kepler, Tycho Brahe tarafından teleskopun icadı öncesinde toplanmış verileri dikkatli bir şekilde analiz ederek gezegenlerin yörüngelerinin dairesel değil, eliptik olduğunu buldu. Gökbilimciler gözlem araçları geliştikçe her bir gezegenin aynı Dünya gibi yörünge kutbuna göre eğik bir eksen etrafında döndüğünü ve bazı gezegenlerin de Dünya'ya benzer şekilde buz tabakaları ve mevsimler gibi özelliklere sahip olduğunu gördüler. Uzay Çağı'nın başlangıcından bu yana, uzay sondaları ile yapılan yakın gözlemlerle, Dünya ve diğer gezegenlerin volkanizma, kasırgalar, tektonik hareketler ve hatta hidroloji gibi özellikleri paylaştığı keşfedildi.

Güneş sistemindeki gezegenler düşük yoğunluklu ve büyük dev gezegenler ile dev gezegenlere kıyasla daha küçük ve kayalık karasal gezegenler olarak ikiye ayrılır. Uluslararası Astronomi Birliği'nin tanımına göre Güneş sisteminde sekiz gezegen bulunmaktadır.[1] Güneş'e olan uzaklıklarına göre sıralandığında Merkür, Venüs, Dünya ve Mars olmak üzere dört karasal ve onların ardından Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün olmak üzere dört dev gezegen bulunmaktadır. Güneş sistemindeki gezegenlerin altısının yörüngesinde dönen bir veya daha fazla doğal uydu bulunmaktadır.

Samanyolu'ndaki diğer yıldızların etrafında birkaç bin gezegen keşfedilmiştir. 1 Ocak 2021 itibariyle 3.242 gezegen sisteminde (720 çoklu gezegen sistemi de dahil olmak üzere) Dünya ile neredeyse aynı boyutta 100'den fazla; Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığıyla aynı göreli uzaklığa sahip, yani başka bir deyişle yıldız çevresindeki yaşanabilir alanda bulunan dokuz; boyutları bakımından hemen hemen Ay'ın boyutundan Jüpiter'den iki kat büyük gaz devlerine kadar çeşitli büyüklüklerde 4.395 ötegezegen (diğer adıyla Güneş dışı gezegen) keşfedilmiştir.[3][4] Kepler Uzay Teleskobu ekibi 20 Aralık 2011'de Güneş benzeri bir yıldız olan Kepler-20'nin yörüngesinde dönen ilk Dünya büyüklüğündeki ötegezegenler olan Kepler-20e [5] ve Kepler-20f'nin [6] keşfini bildirdi.[7][8][9] Kütleçekimsel mikromercekleme verilerinin analizini yapan 2012 tarihli bir araştırmada, Samanyolu'ndaki her yıldız için ortalama en az 1,6 bağlı gezegen olduğunu tahmin edilmektedir.[10] Güneş benzeri[c] yıldızların yaklaşık beşte birinin, yaşanabilir bölgesinde[d] Dünya büyüklüğünde bir[e] gezegene sahip olduğu düşünülmektedir.[11][12]

Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Cosmographia'dan alınmış yermerkezli bir kozmolojik modelin basılı tercümesi, Antwerp, 1539

Gezegen fikri, tarihi boyunca antik çağın ilahi ışıklarından bilim çağının dünyaya benzer nesnelerine kadar değişmiştir. Kavram sadece Güneş sistemindekileri değil, Güneş sistemi dışındaki yüzlerce gezegeni içerecek şekilde genişlemiştir. Gezegenleri tanımlamanın doğasında bulunan belirsizlikler birçok bilimsel tartışmaya neden olmuştur.

Güneş sisteminin çıplak gözle görülebilen beş klasik gezegeni, antik çağlardan beri bilinmektedir ve bu gezegenlerin mitolojiye, dini kozmolojiye ve antik astronomiye kayda değer etkisi olmuştur. Antik çağlarda astronomlar, gökyüzünde göreceli olarak sabit bir konumda olan "sabitlenmiş yıldızların" aksine bazı ışıkların gökyüzü boyunca hareket ettiğini fark ettiler.[13] Antik Yunanlar, bu ışıklara günümüzde gezegen kelimesinin İngilizcesi planet sözcüğünün kökeni olan Grekçeπλάνητες ἀστέρες (planētes asteres, "gezgin yıldızlar") ya da kısaca Grekçeπλανῆται (planētai, "gezginler")[14] adını verdiler.[15][16][17] Antik Yunanistan'da, Çin'de, Babil'de ve hatta bütün ilk çağ uygarlıklarında[18][19] neredeyse tümüyle Dünya'nın evrenin merkezinde olduğuna ve bütün "gezegenlerin" Dünya'yı çevrelediğine inanılıyordu. Bu anlayışın sebebi yıldızların ve gezegenlerin her gün Dünya'nın etrafında dönüyor gibi görünmesi,[20] Dünya'nın katı ve durağan olması ile hareket etmeyip sabit olduğu yönündeki sağduyuya dayandığı bariz algılardı.

Babil[değiştir | kaynağı değiştir]

Gezegenlere ait işlevsel bir teoriye sahip olduğu bilinen ilk uygarlık MÖ ikinci ve birinci binyıllarda Mezopotamya'da yaşayan Babillilerdir. Gezegenlerle ilgili günümüze ulaşan en eski astronomik metin, aşağı yukarı MÖ 2. binyıl kadar erken bir zamana tarihlenen ve Venüs'ün gökteki hareketlerinin gözlemlerini içeren bir listenin MÖ 7. yüzyıldan kalma bir kopyası olan Ammi-Şaduqa Venüs Tableti'dir.[21] MUL.APİN, Güneş, Ay ve gezegenlerin yıl boyunca hareketlerini gösteren, MÖ 7. yüzyıldan kalma bir çift çiviyazısı tabletidir.[22] Babil astrologları, daha sonradan Batı astrolojisine dönüşecek olan astrolojinin de temellerini attılar.[23] MÖ 7. yüzyılda[24] Yeni Asur İmparatorluğu döneminde yazılan Enuma anu enlil, bir alametler listesi ve bu alametlerin gezegenlerin hareketleri de dahil olmak üzere çeşitli göksel olaylarla ilişkilerini içermektedir.[25][26] Venüs, Merkür, Mars, Jüpiter ve Satürn gezegenlerinin tamamı Babil astronomları tarafından tanımlanmıştır. Erken modern dönemde teleskobun icat edilişine kadar bu söz konusu gezegenler bilinen yegâne gezegenler olarak kalacaktı.[27]

Greko-Romen astronomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Batlamyus'un gezegensel küreleri
1

Ay

☾

2

Merkür

☿

3

Venüs

♀

4

Güneş

☉

5

Mars

♂

6

Jüpiter

♃

7

Satürn

♄

Antik Yunanlar gezegenlere ilk başta Babilliler kadar anlam yüklememişlerdi. MÖ 6. ve 5. yüzyıllarda Pisagorcuların Dünya, Güneş, Ay ve gezegenlerin, evrenin merkezindeki "Merkezî Ateş" etrafında döndüğü bağımsız bir gezegen teorisi geliştirdiği görülür. Çok daha önce Babilliler tarafından biliniyor olsa da Pisagor ve Parmenides'in akşam yıldızı (Hesperus) ile seher yıldızının (Fosforus) aynı ve tek (Latincede Venüs'e karşılık gelen Yunan tanrısı Afrodit)[28] olduklarını tespit eden ilk kişiler olduğu söylenir. MÖ 3. yüzyılda Sisamlı Aristarkus gezegenlerin Güneş'in çevresinde dolandığı bir günmerkezli sistem ortaya koydu. Bilimsel devrime kadar yermerkezli sistem görüşü hakim olmaya devam etti.

MÖ 1. yüzyılda Helenistik Dönem sırasında Yunanlar gezegenlerin konumlarını tahmin etmek için kendi matematiksel düzenlerini geliştirmeye başladılar. Babillilerin aritmetiğinden ziyade geometriye dayanan bu düzenler, en sonunda Babillilerin teorilerini karmaşıklık ve kapsamlılık açısından gölgede bırakacak ve Dünya'dan çıplak gözle gözlemlenebilen astronomik hareketlerin birçoğunu açıklayacaktı. Bu teoriler MS. 2. yüzyılda Batlamyus tarafından yazılan Almagest ile tam bir biçimde ifade edilecekti. Batlamyus'un teorileri öylesine egemendi ki, astronomi üzerinde gerçekleştirilmiş tüm önceki çalışmaların yerine geçti ve 13 yüzyıl boyunca Batı dünyasının nihai astronomi metni olarak kaldı.[21][29] Yunanlara ve Romalılara göre, her biri Batlamyus'un açıklığa kavuşturduğu karmaşık yasalara istinaden Dünya'nın etrafında döndüğü varsayılan yedi gezegen vardı. Bunlar Dünya'ya yakınlıklarına göre sırasıyla (modern isimleri ve Batlamyus'un sıralaması) Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn'dü.[17][29][30]

Cicero, De Natura Deorum (Türkçe: Tanrıların Doğası veya Tanrıların Doğası Üzerine) adlı eserinde MÖ 1. yüzyılda bilinen gezegenleri, o zamandaki adlarını kullanarak sıraladı:[31]

Yanlışlıkla gezegen diye adlandırılan şu beş yıldızın da hareketleri olağanüstüdür; çünkü bütün sonsuzluk içinde ilerleyişini, geri dönüşünü, diğer belli başlı hareketlerini koruyan bir şey başıboş gezinmez. ...Yunanların Phainon (Aydınlatan) adını verdikleri, Saturnus’un yıldızı denilen şu yıldız dünyaya en uzak yıldızdır, bir seyrini yaklaşık 30 yılda tamamlar; seyri sırasında bazen önden giderek bazen geride kalarak, bazen akşamları kaybolarak bazen sabahları yeniden görünerek olağanüstü bir biçimde birçok şeye yol açarken yüzyılların öncesiz-sonrasız çağlarında hiç değiştirmeden hep aynı zamanlarda aynı şeyleri yapar. Bunun altında ise dünyaya daha yakın olan Phaethon (Işıltılı) adı verilen luppiter’in yıldızı hareket eder ve on iki burcun izlediği yörüngeyi on iki yılda tamamlar, seyri sırasında Saturnus yıldızının gösterdiği çeşitliliğin aynısını sergiler. Daha aşağıda yer alan buna en yakın yörüngeyi Mars’ın yıldızı denilen Pyroeis (Ateşli) tutar, daha üstteki iki yıldızın dolaştığı yörüngeyi yirmi dört aydan sanırım altı gün eksik bir sürede dolaşır. Bunun altında ise Mercurius’un yıldızı vardır, (Yunanlar buna Stilbon (Işık saçan) derler), burçlar kuşağını yaklaşık bir yıllık sürede dolaşır ve önünden giderken de gerisinden gelirken de Güneş’ten asla bir burca olan uzaklığından daha fazla uzaklaşmaz. Beş gezegenin en aşağısında yer alan ve dünyaya en yakın olan ise Venüs’ün yıldızıdır, Güneş’in önünden giderken buna Yunancada Phosphoros (Işık getiren) Latincede Lucifer (Sabah Yıldızı), Güneş’in gerisinden gelirken ise Hesperos (Akşam Yıldızı) denir; seyrini bir yılda tamamlar, burçlar kuşağını zikzak çizerek dolaşırken daha yukarıdaki yıldızların yaptığının aynısını yapar; önünden giderken de gerisinden gelirken de asla iki burca olan uzaklığından daha fazla uzaklaşmaz Güneş’ten.

Hindistan[değiştir | kaynağı değiştir]

MS 499'da Hintli astronom Aryabhata, Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüşünü açıkça bünyesinde barındıran bir gezegen modeli öne sürdü ve söz konusu durumun yıldızların görünür bir şekilde batıya doğru hareket etmesinden ötürü gerçekleştiğini açıkladı. Ayrıca gezegenlerin yörüngelerinin eliptik olduğuna inanmaktaydı.[32] Aryabhata'nın takipçileri, diğer görüşler arasında Dünya'nın günlük dönüşü ilkelerinin takip edildiği ve bunlara dayanan bir dizi ikincil çalışmanın gerçekleştirildiği Güney Hindistan'da özellikle güçlüydü.[33]

1500 yılında Kerala astronomi ve matematik okulundan Nilakantha Somayaji, Tantrasangraha adlı eserinde Aryabhata'nın modelini gözden geçirdi.[34] Somayaji, Aryabhata'nın Aryabhatiya eserinin bir eleştirisi olan Aryabhatiyabhasya eserinde, kendisinden daha sonra Tycho Brahe tarafından 16. yüzyılın sonlarında ortaya konulan Tychonik sisteme benzer şekilde Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn'ün Güneş'in etrafında, Güneşin de Dünya'nın etrafında döndüğü bir gezegen modeli geliştirdi. Geliştirdiği gezegen modeli, Kerala okulundan kendisini takip eden birçok astronom tarafından kabul gördü.[34][35]

Orta Çağ Müslüman astronomisi[değiştir | kaynağı değiştir]

11. yüzyılda, Venüs'ün en azından zaman zaman Güneş'in altında olduğunu ortaya koyan İbn-i Sina tarafından Venüs geçişi gözlemlendi.[36] 12. yüzyılda İbn Bacce "iki gezegeni Güneşin önündeki kara noktalar" olarak gözlemledi. Bu durum daha sonra 13. yüzyılda Meragalı astronom Kutbeddin Şirazî tarafından Merkür ve Venüs geçişi olarak tanımlandı.[37] İbn Bacce'nin yaşadığı dönemde bir Venüs geçişi gerçekleşmediğinden bu durumu gözlemleyebilme imkânı yoktu.[38]

Rönesans Avrupası[değiştir | kaynağı değiştir]

Rönesans gezegenleri, yaklaşık olarak 1543'ten 1610'a ve 1680'den 1781'e
1

Merkür

☿

2

Venüs

♀

3

Dünya

⊕

4

Mars

♂

5

Jüpiter

♃

6

Satürn

♄

Bilimsel Devrim'in ortaya çıkışıyla "gezegen" terimi gökyüzü boyunca hareket eden bir şeyden (sabit yıldızlara ilişkin olarak); Dünya'nın etrafında dönen bir cisme (veya o sırada öyle olduğuna inanılan) dönüştü. 18. yüzyıla gelindiğindeyse Kopernik, Galileo ve Kepler'in günmerkezli modelinin kabul görmesiyle gezegen tanımı doğrudan Güneş'in etrafında dönen şeylere evrildi.

Böylece Dünya gezegenler listesine eklenirken[39] Güneş ve Ay bu listenin dışında kaldı. 17. yüzyılda "gezegen" ve "uydu" terimleri birbirinin yerine kullanılmaktaydı ancak uydu terimi sonraki yüzyılda giderek daha yaygın hale gelecekti.[40] 19. yüzyılın ortalarına kadar "gezegenlerin" sayısı hızla arttı çünkü Güneş'in etrafında döndüğü keşfedilen her yeni cisim bilim camiası tarafından gezegen olarak listelendi.

19'uncu yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

On bir gezegen, 1807 - 1845
1

Merkür

☿

2

Venüs

♀

3

Dünya

⊕

4

Mars

♂

5

Vesta

⚶

6

Juno

⚵

7

Ceres

⚳

8

Pallas

⚴

9

Jüpiter

♃

10

Satürn

♄

11

Uranüs

♅

19'uncu yüzyılda astronomlar, yakın zamanda keşfedilen ve neredeyse yarım asırdır gezegen olarak sınıflandırılmış olan göksel cisimlerin (Ceres, Pallas, Juno ve Vesta gibi) geleneksel olarak gezegen kabul edilenlerden çok farklı olduklarını fark etmeye başladılar. Bu cisimler Mars ve Jüpiter arasındaki bölgede (asteroit kuşağı) bulunuyorlardı ve kütleleri çok daha küçüktü. Bundan dolayı bu cisimler "asteroit" ismiyle tekrar sınıflandırıldı. "Gezegen" terimi, resmi herhangi bir tanımı bulunmadığından ötürü Güneş'in etrafında dönen herhangi bir "büyük" cisim olarak anlaşılmaya başlandı. Asteroitler ve gezegenler arasında çarpıcı bir büyüklük farkı olduğundan ve Neptün'ün 1846 yılındaki keşfinden sonra art arda gerçekleşen bir sürü yeni gezegen keşfi sona ermiş gibi göründüğü için resmi bir tanıma gerek yoktu.[41]

20'nci yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

Gezegenler 1854-1930, Güneş Sistemi gezegenleri 2006-günümüz
1

Merkür

☿

2

Venüs

♀

3

Dünya

⊕

4

Mars

♂

5

Jüpiter

♃

6

Satürn

♄

7

Uranüs

♅

8

Neptün

♆

20'nci yüzyılda Plüton keşfedildi. İlk gözlemler sonucunda Dünya'dan daha büyük olduğu kanısı oluşunca[42] Plüton derhal dokuzuncu gezegen olarak kabul edildi. Daha sonraları yapılan izleme çalışmalarında Plüton'un aslında çok daha küçük olduğu bulundu. 1936 yılında Ray Lyttleton Neptün'ün yörüngesinden çıkmış bir uydu olabileceğini,[43] 1964 yılında ise Fred Whipple Plüton'un bir kuyrukluyıldız olabileceğini öne sürdü.[44] Plüton, bilinen bütün asteroitlerden büyük olduğundan ve cüce gezegenler ile diğer Neptün ötesi cisimler henüz iyi gözlemlenmemiş olduğundan[45] gezegen statüsünü 2006 yılına kadar korudu.

Güneş Sistemi gezegenleri 1930-2006
1

Merkür

☿

2

Venüs

♀

3

Dünya

⊕

4

Mars

♂

5

Jüpiter

♃

6

Satürn

♄

7

Uranüs

♅

8

Neptün

♆

9

Plüton

♇

1992 yılında astronom Aleksander Wolszczan ve Dale Frail, PSR B1257+12 pulsarının etrafında gezegenlerin keşfedildiğini duyurdular.[46] Bu keşif, genel olarak başka bir yıldızın etrafında bulunan bir gezegen sisteminin ilk kesin keşfi olarak kabul edilir. Daha sonra, 6 Ekim 1995 tarihinde Cenevre Gözlemevi'nde çalışan Michel Mayor ve Didler Queloz, sıradan bir anakol yıldızının (51 Pegasi) yörüngesinde dönen ilk ötegezegenin kesin bir biçimde keşfedildiğini duyurdu.[47]

Ötegezegenlerin keşfi, bir gezegenin tanımlanmasında başka bir belirsizliğe yol açtı. Bu belirsizlik bir gezegenin hangi noktada yıldız olarak sayılabileceğiydi. Bilinen birçok ötegezegen Jüpiter'den katbekat fazla kütleye sahiptir ve bu durumdan ötürü kahverengi cüceler olarak bilinen gök cisimlerine yaklaşmaktadırlar. Kahverengi cüceler, daha ağır bir hidrojen izotopu olan döteryumun füzyonunu gerçekleştirebilmeleri sebebiyle genelde yıldız olarak kabul edilirler. Jüpiter'in 75 kat büyüklüğündeki cisimler hidrojen füzyonu gerçekleştirirken 13 Jüpiter kütlesindeki cisimler sadece döteryum füzyonu gerçekleştirebilirler. Döteryum oldukça nadirdir ve çoğu kahverengi cücenin keşfinden çok önce döteryum füzyonu bitmiş olacağından süper kütleli gezegenlerden ayırt edilemez hâle gelirler.[48]

21'inci yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

20. yüzyılın ikinci yarısında Güneş sisteminde daha fazla cismin keşfedilmesinin yanı sıra diğer yıldızların etrafında da büyük gök cisimlerinin keşfedilmesi sonucunda bir gezegenin neyden meydana geldiği konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıktı. Bir gök cismi bir kuşağın parçası olduğu zaman mı, yoksa döteryumun termonükleer füzyonu ile enerji üretebilecek kadar büyük olduğu zaman mı bir gezegen olarak kabul edilebileceği hususunda farklı tartışmalar bulunmaktaydı.

1990'larda ve 2000'lerin başında sayıları giderek artan birçok astronom, Plüton ile Güneş sisteminin aynı bölgesinde (Kuiper kuşağı) yer alan ve boyutu Plüton'a yaklaşan birçok benzer gök cismi bulunduğundan dolayı Plüton'un gezegenlikten çıkarılması gerektiğini ileri sürdü. Plüton, diğer binlercesi içinde sadece ufak bir gök cismiydi.

Quaoar, Sedna ve Eris gibi bazı gök cisimleri popüler basında onuncu gezegen olarak ilan edilse de bilimsel olarak yaygın kabul görmedi. 2005 yılında, o zamanlarda Plüton'dan %27 daha büyük olduğu düşünülen Eris adlı gök cisminin keşfinin duyurulmasıyla gezegen teriminin resmî bir tanımının yapılmasına dair bir gereklilik ve kamu isteği oluştu.

Sorunu kabul eden IAU, bir gezegen tanımı oluşturmaya koyuldu ve Ağustos 2006'da yeni bir tanım ortaya koydu. Yeni tanıma göre yörüngelerini temizlemiş çok daha büyük gök cisimleri olan Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gezegen olarak kabul edildi ve Güneş sistemindeki gezegen sayısı sekize düştü. Aynı zamanda ilk tanımlandığında üç gök cisminden ibaret (Ceres, Plüton ve Eris) yeni bir gezegen sınıfı olan cüce gezegenler oluşturuldu.[49]

Ötegezegenler[değiştir | kaynağı değiştir]

Ötegezegenlerin (veya Güneş dışı gezegen) resmi bir tanımı yoktur. 2003 yılında Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) Ötegezegenler Çalışma Grubu bir demeç yayınladı ancak bu demeç hiçbir zaman resmi bir IAU kararı olarak sunulmayıp, IAU üyeleri tarafından da oylanmadı. Bu demeç çoğunlukla gezegenler ve kahverengi cüceler arasındaki çizgi üzerine hazırlanmış aşağıdaki yönergelerden oluşur:[2]

  1. Gerçek kütleleri döteryumun termonükleer füzyonu için sınırlayıcı kütlenin altında olan (şu an için Güneş ile aynı izotop bolluğuna sahip nesneler için Jüpiter'in kütlesinin 13 katı olarak hesaplanmaktadır[50]), yıldızların veya yıldız kalıntılarının yörüngesinde dolanan gökcisimleri (nasıl oluştuklarından bağımsız olarak) "gezegendir". Güneş dışı bir cismin gezegen olarak kabul edilebilmesi için gereken minimum kütle ve boyut, Güneş sisteminde kullanılanla aynı olmalıdır.
  2. Gerçek kütleleri döteryumun termonükleer füzyonu için sınırlayıcı kütlenin üzerinde olan yıldız altı cisimler, nasıl oluştukları veya nerede bulunduklarından bağımsız olarak birer "kahverengi cücedir".
  3. Kütleleri döteryumun termonükleer füzyonu için sınırlayıcı kütlenin altında olan, genç yıldız kümelerinde serbest dolaşan cisimler "gezegen" değil, "kahverengi altcücelerdir" (veya hangi isim en uygunsa).

Bu çalışma tanımı, açıklandığı zamandan beri astronomlar tarafından akademik dergilerde ötegezegen keşifleri yayımlanırken yaygın olarak kullanılmaktadır.[51] Bu tanım geçici olsa da, daha kalıcı bir tanım resmi olarak kabul edilene kadar etkin bir çalışma tanımı olmaya devam etmektedir. Alt kütle sınırı konusundaki anlaşmazlığı ele almadığından[52] Güneş sistemi içindeki nesnelerle ilgili tartışmalardan uzak durmuş oldu. Bu tanım aynı zamanda kahverengi cücelerin yörüngesinde dolanan gök cisimlerinin (örneğin 2M1207b) gezegenlik durumu hakkında da yorum yapmamaktadır.

Kahverengi altcücenin bir tanımı da yığılma yerine bulut çöküşü yoluyla oluşan gezegen kütleli bir cisimdir. Kahverengi altcüce ile gezegen arasındaki bu oluşum ayrımı evrensel olarak kabul edilmiş değildir. Astronomlar, gezegenlerin oluşum sürecini sınıflandırmanın bir parçası olarak ele alıp almama konusunda ikiye bölünmüştür.[53] Bu düşünce ayrılığının bir nedeni de oluşum sürecinin belirlenmesinin çoğu zaman mümkün olmamasıdır. Örneğin, bir yıldızın etrafında yığılma sonucu oluşan bir gezegen, sistemden çıkıp serbest dolanır hâle gelebileceği gibi, bir yıldız kümesinde bulut çöküşüyle kendi kendine oluşan bir kahverengi altcüce, bir yıldızın yörüngesine girebilir.

Bir çalışmada 10 MJüp üzerindeki nesnelerin yerçekimi dengesizliğiyle oluştuğu ve bir gezegen olarak değerlendirilmemesi gerektiği öne sürülmektedir.[54]

13 Jüpiterlik kütle sınırı, gezegen tanımı açısından kesin bir eşik değerinden ziyade ortalama bir kütleyi temsil etmektedir. Büyük gök cisimlerinin döteryumlarının çoğu füzyon tepkimesine girerken daha küçük olanların döteryumlarının sadece çok az bir kısmı füzyon tepkimesine girer ve 13 MJ bu iki bölge arasında bir değerdir. Yapılan hesaplamalar aslında bir gök cisminin toplam kütlesi 12 ila 14 MJ arasında değişirken, başlangıçtaki döteryum içeriğinin %50'sinin füzyon tepkimesine girdiğini göstermektedir.[55] Füzyona uğrayan döteryum miktarı sadece kütleye değil, aynı zamanda gök cisminin bileşimine, mevcut helyum ve döteryum miktarına da bağlıdır.[56] 2011 yılı itibarıyla Ötegezegenler Ansiklopedisi, "Gözlemlenen kütle spektrumunda 13 MJüp etrafında belirli bir özelliğin olmaması, bu kütle sınırını unutma tercihini pekiştiriyor." diyerek 25 Jüpiter kütlesine kadar olan gök cisimlerini kapsamına dahil etmiştir.[57] 2016 itibarıyla bu sınır, bir kütle-yoğunluk ilişkileri çalışmasına dayanarak 60 Jüpiter kütlesine[58] yükseltilmiştir.[59] Ötegezegen Veri Kâşifi, "IAU Çalışma Grubu tarafından yapılan 13 Jüpiterlik kütle ayrımı, katı çekirdekli gezegenler için fiziksel olarak gerekçesizdir ve sin i belirsizliği nedeniyle gözlemsel olarak sorunludur." uyarısında bulunarak 24 Jüpiter kütlesine kadar olan gök cisimlerini ötegezegen olarak listeler.[60] NASA Ötegezegen Arşivi, kütlesi (veya minimum kütlesi) 30 Jüpiter kütlesine eşit veya daha az olan gök cisimlerini içermektedir.[61]

Gezegenleri ve kahverengi cüceleri ayırmak için bir başka kriter de, gök cisminin döteryum füzyonu, oluşum süreci veya konumu yerine çekirdek basıncında coulomb basıncının mı yoksa dejenere elektron basıncının mı baskın olduğu kriteridir.[62][63]

2006 IAU gezegen tanımı[değiştir | kaynağı değiştir]

Güneş sistemindeki cisimleri gösteren Euler diyagramı.

Alt sınır konusu, 2006 yılındaki Uluslararası Astronomi Birliği'nin genel kurul toplantısında ele alındı. Pek çok tartışma ve kabul görmeyen bir tekliften sonra, toplantıda kalanların büyük çoğunluğu bir kararı kuruldan geçirmek için oy kullandı. Bu karara göre Güneş sistemi içindeki gezegenler aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır:[1]

Bir "gezegen";

(a) Güneş'in yörüngesinde dolanan,

(b) kendi kütle çekiminin katı cisim kuvvetlerine üstün gelmesini sağlayıp hidrostatik denge hâline (neredeyse yuvarlak şekle) gelmesine yetecek düzeyde kütleye sahip ve

(c) yörünge çevresindeki komşu bölgesini temizlemiş,

gök cismidir.

Sekiz gezegen Merkür, Venüs, Dünya, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür.

Bu tanıma göre Güneş sisteminde sekiz gezegen olduğu kabul edilir. İlk iki koşulu yerine getiren ancak üçüncü koşulu sağlamayan (Ceres, Plüton ve Eris gibi) gök cisimleri, aynı zamanda diğer gezegenlerin doğal uyduları olmamaları koşuluyla cüce gezegen kategorisine dahil edilir. Başlangıçta bir IAU komitesi, kriter olarak (c)'yi içermediği için çok daha fazla sayıda gezegen içerecek bir tanım önermişti.[64] Uzun tartışmalardan sonra, bir oylama ile bu cisimlerin cüce gezegenler olarak sınıflandırılması gerektiğine karar verildi.[65] Bu tanım, başlangıç aşamasındaki gezegenlerin yörüngesel komşu bölgesini diğer daha küçük gök cisimlerinden temizlediği gezegen oluşum teorilerine dayanmaktadır. Bu durum gökbilimci Steven Soter tarafından şu şekilde tarif edilmiştir:

İkincil disk yığılmasının nihai ürünü, birbirleri arasındaki çarpışmaların önlenmesini sağlayan rezonanslı veya kesişmeyen yörüngelerde bulunan, görece az sayıdaki büyük gök cisimleridir (gezegenlerdir). KBO'lar da (İngilizce: Kuiper belt objects, Türkçe: Kuiper kuşağı cisimleri) dahil olmak üzere küçük gezegenler ve kuyruklu yıldızlar, birbirleriyle ve gezegenlerle çarpışabilmeleri dolayısıyla gezegenlerden farklıdırlar.[66]

2006 IAU tanımı, tanımda kullanılan dilin Güneş sistemine özgü olması, yuvarlaklık ve yörünge bölgesini temizleme kriterlerinin an itibarıyla gözlemlenebilir olmaması nedeniyle, ötegezegenlerin tanımlanmasında bazı zorluklar taşımaktadır.

Margot ölçütü[değiştir | kaynağı değiştir]

Gökbilimci Jean-Luc Margot, kütlesine, yarı büyük eksenine ve etrafında döndüğü yıldızın kütlesine bağlı olarak bir gök cisminin ömrü boyunca yörüngesini temizleyip temizleyemeyeceğini belirleyen matematiksel bir ölçüt ortaya koydu.[67][68] Bu formül, gezegenler için değeri 1'den büyük olan π[f] adlı bir değer üretmektedir. Formüle göre bilinen sekiz gezegen ve tüm ötegezegenler 100'ün üzerinde π değerlerine sahipken Ceres, Plüton ve Eris'in π değerleri 0,1 veya 0,1'den daha azdır. π değeri 1 veya daha fazla olan gök cisimlerinin hemen hemen küresel olması beklenir, böylece yörünge bölgesini temizlemiş olma gereksinimini karşılayan gök cisimleri, yuvarlaklık gereksinimini otomatik olarak yerine getirmiş olur.[69]

Önceden gezegen olarak kabul edilen gök cisimleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Aşağıdaki tablo, bir zamanlar gezegen olarak kabul edilirken artık IAU tarafından gezegen olarak kabul edilmeyen gök cisimlerini ve bu gök cisimlerinin Soter'in dinamik baskınlığı destekleyen 2006 yılı tanımı[66] veya Stern'in hidrostatik dengeyi destekleyen 2002[70] ve 2017 yılı tanımları[71] gibi alternatif gezegen tanımlarına göre birer gezegen olarak kabul edilip edilemeyeceğini listelemektedir.

Gök cismi IAU sınıflandırması Dinamik

baskınlık

Hidrostatik

denge

Notlar
Güneş Yıldız Uygulanamaz[g] Uygulanamaz[h] Klasik Antik Çağ'da ve Orta Çağ Avrupası'nda, günümüz itibarıyla çürütülmüş yermerkezli modele göre bir klasik gezegen (Antik Yunanca πλανῆται, gezginler) olarak sınıflandırılmıştır.[72]
Ay Doğal uydu Hayır Evet[71]
Io, Europa Doğal uydular Hayır Muhtemelen (tahminen gelgitsel ısınmadan dolayı dengede) Jüpiter'in en büyük bu dört uydusu, kâşifi Galileo Galilei'nin adından gelen Galilei uyduları ismiyle anılır. Bu uyduları, kendisine hamilik yapan Medici ailesinin onuruna "Medici Gezegenleri" olarak adlandırdı. İkincil gezegenler olarak bilinirlerdi.[73]
Ganymede, Callisto Doğal uydular Hayır Evet
Titan[i] Doğal uydu Hayır Evet
Rhea Doğal uydu Hayır Muhtemelen (2002'de tanım dışı bırakıldı) Satürn'ün büyük uydularından beşi, Christiaan Huygens ve Giovanni Domenico Cassini tarafından keşfedildi. Jüpiter'in büyük uyduları gibi bu uydular da birer ikincil gezegen olarak biliniyordu.[73]
Iapetus,[j] Tethys,[k] Dione[k] Doğal uydular Hayır Hayır
Titania, Oberon[l] Doğal uydular Hayır Uranüs'ün bu iki büyük uydusu William Herschel tarafından keşfedildi ve ikincil gezegenler olarak adlandırıldı.
Juno Asteroit Hayır Hayır 1801 ve 1807 arasında gerçekleşen keşiflerinden 1850'lerde asteroit olarak yeniden sınıflandırılana kadar birer gezegen olarak kabul edildiler.[76]Ceres çok daha sonra, 2006 yılında IAU tarafından bir cüce gezegen olarak sınıflandırıldı.
Pallas Asteroit Hayır Hayır
Vesta Asteroit Hayır Önceden
Ceres Cüce gezegen ve asteroit Hayır Evet
Astraea, Hebe, Iris, Flora, Metis, Hygiea, Parthenope, Victoria, Egeria, Irene, Eunomia Asteroitler Hayır Evet 1845 ve 1851 arasında daha fazla asteroit keşfedildi. Mars ve Jüpiter arasında bulunan gök cismi sayısının hızla artması, asteroit olarak yeniden sınıflandırılmalarına sebep oldu. Bu tanım 1854'te geniş çapta kabul görmüştür.[77]
Plüton Cüce gezegen ve Kuiper kuşağı cismi Hayır Evet Bilinen ilk Neptün-ötesi cisim (başka bir deyişle yarı büyük ekseni Neptün ötesinde olan bir küçük gezegen). 1930'daki keşfinden 2006'da bir cüce gezegen olarak yeniden sınıflandırılmasına kadar bir gezegen olarak kabul edildi.

Güneş sistemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Güneş sistemi – boyutlar ölçeklidir ancak uzaklıklar ölçekli değildir
Güneş ve Güneş sisteminin sekiz gezegeni
Güneş sisteminin iç gezegenleri Merkür, Venüs, Dünya ve Mars

IAU tanımına göre belirlenmiş Güneş sistemindeki sekiz gezegen, Güneş'e yakınlık sıralarına göre aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. ☿ Merkür
  2. ♀ Venüs
  3. ⊕ Dünya
  4. ♂ Mars
  5. ♃ Jüpiter
  6. ♄ Satürn
  7. ♅ Uranüs
  8. ♆ Neptün
Gezegen nitelik ve anlatımları
İsim Ekvatoral
çap[a]
Kütle[a] Yörünge
yarıçapı (AU)
Yörünge periyodu
(yıl)
Yörünge Eğikliği
güneş'in ekvatoruna göre (°)
Dışmerkezlik (gökbilim) Dönme periyodu
(gün)
Uydu Halkalar Atmosfer
Yerbenzeri gezegen Merkür 0,382 0,06 0,39 0,24 3,38 0,206 58,64 yok minimal
Venüs 0,949 0,82 0,72 0,62 3,86 0,007 243,02 yok CO2, N2
Dünya[b] 1,00 1,00 1,00 1,00 7,25 0,017 1,00 1 yok N2, O2
Mars 0,532 0,11 1,52 1,88 5,65 0,093 1,03 2 yok CO2, N2
Gaz devleri Jüpiter 11,209 317,8 5,20 11,86 6,09 0,048 0,41 79 var H2, He
Satürn 9,449 95,2 9,54 29,46 5,51 0,054 0,43 82 var H2, He
Uranüs 4,007 14,6 19,22 84,01 6,48 0,047 0,72 27 var H2, He
Neptün 3,883 17,2 30,06 164,8 6,43 0,009 0,67 14 var H2, He
a Ölçüler Dünya ile ilişkilidir.
b Kesin değerler için Dünya maddesine bakınız.

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ 2006 yeni gezegen tanımı'na göre.
  2. ^ Bu tanım, 2006'da IAU tarafından kabul edilen resmi bir tanım (IAU Karar 5A) ve 2001/2003'te bir IAU çalışma grubu tarafından verilen bir demeçte Güneş Sistemi dışındaki nesneler için teklif edilen gayri resmî bir çalışma tanımından (bu tanıma ait bir IAU kararı yoktur) alınmıştır. Resmi 2006 tanımı yalnızca Güneş Sistemi için geçerliyken 2003 çalışma tanımı diğer yıldızların çevresindeki gezegenler için geçerlidir. Güneş dışı gezegen sorunu, 2006 IAU konferansında çözülemeyecek kadar karmaşık bulunmuştur.
  3. ^ Güneş benzeri G-tipi anakol yıldızları için veri bulunmamaktadır. Bu istatistik K-tipi ana kol yıldızı verilerinden çıkarılmıştır.
  4. ^ Bu beşte birlik istatistiği oluşturmak amacıyla kullanılmış "yaşanabilir bölge" terimi Dünya'nın yıldız akısının 0.25'ten 4'e kadar olan bölgesini ifade etmektedir (Güneş için 0.5-2 astronomik birime denk gelmektedir).
  5. ^ "Dünya boyutu" bu istatistiği oluşturmak amacıyla Dünya yarı çapının 1-2 katı olarak alınmıştır.
  6. ^ Margot parametresi, ünlü matematik sabiti π ≈ 3.14159265... ile karıştırılmamalıdır.
  7. ^ Güneş, bir diskten ikincil yığılmayla değil, yıldızlararası bir buluttan çekirdek yığılmasıyla oluştuğundan Soter'in gezegen tanımının dışında tutulmuştur.
  8. ^ Güneş, hidrostatik dengede olmasına karşın kendi içinde kendi kendini sürdüren zincirleme bir nükleer füzyon tepkimesiyle enerji ürettiği için Stern'in gezegen tanımının dışında tutulmuştur.
  9. ^ Huygens, eseri Systema Saturnium'da Planetes novus ("yeni gezegen") olarak adlandırmaktadır.
  10. ^ İkisi de Cassini'nin Découverte de deux nouvelles planetes autour de Saturne adlı kitabında nouvelles planètes (yeni gezegenler) olarak geçer.[74]
  11. ^ a b Her ikisi de bir zamanlar Cassini tarafından "An Extract of the Journal Des Scavans..." adlı kitabında "gezegen" olarak adlandırılmıştı. "Uydu" terimi, bu tür gök cisimlerini, yörüngelerinde dolandıkları gök cisimlerden ("ana gezegenler") ayırt etmek için hali hazırda kullanılmaya başlanmıştı.
  12. ^ Hem Titania hem de Oberon, Herschel'in 1787'de gerçekleştirdiği keşfinde "ikincil gezegenler" olarak isimlendirildi.[75]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c "IAU 2006 General Assembly: Result of the IAU Resolution votes". International Astronomical Union. 2006. 29 Nisan 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2009. 
  2. ^ a b "Working Group on Extrasolar Planets (WGESP) of the International Astronomical Union". IAU. 2001. 16 Eylül 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2008. 
  3. ^ "NASA discovery doubles the number of known planets". USA TODAY. 10 Mayıs 2016. 10 Mayıs 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2016. 
  4. ^ Schneider, Jean (16 January 2013). "Interactive Extra-solar Planets Catalog" 5 Temmuz 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. The Extrasolar Planets Encyclopaedia. Retrieved 2013-01-15.
  5. ^ "Kepler: A Search For Habitable Planets – Kepler-20e". NASA. 20 Aralık 2011. 31 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2011. 
  6. ^ "Kepler: A Search For Habitable Planets – Kepler-20f". NASA. 20 Aralık 2011. 31 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2011. 
  7. ^ "NASA Discovers First Earth-size Planets Beyond Our Solar System". NASA. 20 Aralık 2011. 16 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Aralık 2011. 
  8. ^ Hand (20 Aralık 2011). "Kepler discovers first Earth-sized exoplanets". Nature. doi:10.1038/nature.2011.9688. 
  9. ^ Overbye (20 Aralık 2011). "Two Earth-Size Planets Are Discovered". New York Times. 20 Aralık 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2011. 
  10. ^ Cassan (12 Ocak 2012). "One or more bound planets per Milky Way star from microlensing observations". Nature. 481 (7380): 167-169. doi:10.1038/nature10684. PMID 22237108. 
  11. ^ "Astronomers answer key question: How common are habitable planets?". newscenter.berkeley.edu. 4 Kasım 2013. 7 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Kasım 2013. 
  12. ^ Petigura (2013). "Prevalence of Earth-size planets orbiting Sun-like stars". Proceedings of the National Academy of Sciences. 110 (48): 19273-19278. doi:10.1073/pnas.1319909110. PMC 3845182 $2. PMID 24191033. 
  13. ^ "Ancient Greek Astronomy and Cosmology". The Library of Congress. 1 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2016. 
  14. ^ πλάνης, πλανήτης. Liddell, Henry George; Scott, Robert; A Greek–English Lexicon at the Perseus Project.
  15. ^ "Definition of planet". Merriam-Webster OnLine. 25 Nisan 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Temmuz 2007. 
  16. ^ "Planet Etymology". dictionary.com. Erişim tarihi: 29 June 2015. 
  17. ^ a b "planet, n". Oxford English Dictionary. 2007. Erişim tarihi: 2008-02-07.  Note: select the Etymology tab
  18. ^ Neugebauer, Otto E. (1945). "The History of Ancient Astronomy Problems and Methods". Journal of Near Eastern Studies. 4 (1): 1-38. doi:10.1086/370729. 
  19. ^ Ronan, Colin. "Astronomy Before the Telescope". Astronomy in China, Korea and Japan (Walker bas.). ss. 264-265. 
  20. ^ Kuhn, Thomas S. (1957). The Copernican Revolution. Harvard University Press. ss. 5-20. ISBN 978-0-674-17103-9. 
  21. ^ a b Evans, James (1998). The History and Practice of Ancient Astronomy. Oxford University Press. ss. 296-7. ISBN 978-0-19-509539-5. Erişim tarihi: 4 Şubat 2008. 
  22. ^ Francesca Rochberg (2000). "Astronomy and Calendars in Ancient Mesopotamia". Jack Sasson (Ed.). Civilizations of the Ancient Near East. III. s. 1930. 
  23. ^ Holden, James Herschel (1996). A History of Horoscopic Astrology. AFA. s. 1. ISBN 978-0-86690-463-6. 
  24. ^ Hermann Hunger, (Ed.) (1992). Astrological reports to Assyrian kings. State Archives of Assyria. 8. Helsinki University Press. ISBN 978-951-570-130-5. 
  25. ^ Lambert, W. G.; Reiner, Erica (1987). "Babylonian Planetary Omens. Part One. Enuma Anu Enlil, Tablet 63: The Venus Tablet of Ammisaduqa". Journal of the American Oriental Society. 107 (1): 93-96. doi:10.2307/602955. JSTOR 602955. 
  26. ^ Kasak, Enn; Veede, Raul (2001). Mare Kõiva; Andres Kuperjanov (Edl.). "Understanding Planets in Ancient Mesopotamia" (PDF). Electronic Journal of Folklore. 16: 7-35. CiteSeerX 10.1.1.570.6778 $2. doi:10.7592/fejf2001.16.planets. Erişim tarihi: 6 Şubat 2008. 
  27. ^ A. Sachs (2 Mayıs 1974). "Babylonian Observational Astronomy". Philosophical Transactions of the Royal Society. 276 (1257): 43-50 [45 & 48-9]. Bibcode:1974RSPTA.276...43S. doi:10.1098/rsta.1974.0008. JSTOR 74273. 
  28. ^ Burnet, John (1950). Greek philosophy: Thales to Plato. Macmillan and Co. ss. 7-11. ISBN 978-1-4067-6601-1. Erişim tarihi: 7 Şubat 2008. 
  29. ^ a b Goldstein, Bernard R. (1997). "Saving the phenomena: the background to Ptolemy's planetary theory". Journal for the History of Astronomy. 28 (1): 1-12. Bibcode:1997JHA....28....1G. doi:10.1177/002182869702800101. 
  30. ^ Ptolemy; Toomer, G. J. (1998). Ptolemy's Almagest. Princeton University Press. ISBN 978-0-691-00260-6. 
  31. ^ Tanrıların Doğası. Kabalcı Yayınları. 20 Mart 2012. ss. 215-217. Erişim tarihi: 6 Haziran 2021. 
  32. ^ J. J. O'Connor and E. F. Robertson, Aryabhata the Elder, MacTutor History of Mathematics archive
  33. ^ Sarma, K. V. (1997) "Astronomy in India" in Selin, Helaine (editor) Encyclopaedia of the History of Science, Technology, and Medicine in Non-Western Cultures, Kluwer Academic Publishers, 0-7923-4066-3, p. 116
  34. ^ a b Ramasubramanian, K. (1998). "Model of planetary motion in the works of Kerala astronomers". Bulletin of the Astronomical Society of India. 26: 11-31 [23-4]. Bibcode:1998BASI...26...11R. 
  35. ^ Ramasubramanian etc. (1994)
  36. ^ Sally P. Ragep (2007). "Ibn Sina, Abu Ali [known as Avicenna] (980?1037)". Thomas Hockey (Ed.). Ibn Sīnā: Abū ʿAlī al‐Ḥusayn ibn ʿAbdallāh ibn Sīnā. The Biographical Encyclopedia of Astronomers. Springer Science+Business Media. ss. 570-572. Bibcode:2000eaa..bookE3736.. doi:10.1888/0333750888/3736. ISBN 978-0-333-75088-9. 
  37. ^ S. M. Razaullah Ansari (2002). History of oriental astronomy: proceedings of the joint discussion-17 at the 23rd General Assembly of the International Astronomical Union, organised by the Commission 41 (History of Astronomy), held in Kyoto, August 25–26, 1997. Springer. s. 137. ISBN 978-1-4020-0657-9. 
  38. ^ Fred Espenak. "Six millennium catalog of Venus transits: 2000 BCE to 4000 CE". NASA/GSFC. 21 Mart 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Şubat 2012. 
  39. ^ Van Helden, Al (1995). "Copernican System". Rice University. 3 Haziran 2004 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ocak 2008. 
  40. ^ See primary citations in Timeline of discovery of Solar System planets and their moons
  41. ^ Hilton, James L. (17 Eylül 2001). "When Did the Asteroids Become Minor Planets?". U.S. Naval Observatory. 21 Eylül 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Nisan 2007. 
  42. ^ Croswell, K. (1997). Planet Quest: The Epic Discovery of Alien Solar Systems. The Free Press. s. 57. ISBN 978-0-684-83252-4. 
  43. ^ Lyttleton, Raymond A. (1936). "On the possible results of an encounter of Pluto with the Neptunian system". Monthly Notices of the Royal Astronomical Society. 97 (2): 108-115. Bibcode:1936MNRAS..97..108L. doi:10.1093/mnras/97.2.108.  Geçersiz |doi-access=free (yardım)
  44. ^ Whipple, Fred (1964). "The History of the Solar System". Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America. 52 (2): 565-594. Bibcode:1964PNAS...52..565W. doi:10.1073/pnas.52.2.565. PMC 300311 $2. PMID 16591209. 
  45. ^ Luu, Jane X.; Jewitt, David C. (1996). "The Kuiper Belt". Scientific American. 274 (5): 46-52. Bibcode:1996SciAm.274e..46L. doi:10.1038/scientificamerican0596-46. 
  46. ^ Wolszczan, A.; Frail, D. A. (1992). "A planetary system around the millisecond pulsar PSR1257 + 12". Nature. 355 (6356): 145-147. Bibcode:1992Natur.355..145W. doi:10.1038/355145a0. 
  47. ^ Mayor, Michel; Queloz, Didier (1995). "A Jupiter-mass companion to a solar-type star". Nature. 378 (6356): 355-359. Bibcode:1995Natur.378..355M. doi:10.1038/378355a0. 
  48. ^ Basri, Gibor (2000). "Observations of Brown Dwarfs". Annual Review of Astronomy and Astrophysics. 38 (1): 485-519. Bibcode:2000ARA&A..38..485B. doi:10.1146/annurev.astro.38.1.485. 
  49. ^ Green, D. W. E. (13 Eylül 2006). "(134340) Pluto, (136199) Eris, and (136199) Eris I (Dysnomia)" (PDF). IAU Circular. Central Bureau for Astronomical Telegrams, International Astronomical Union. 8747: 1. Bibcode:2006IAUC.8747....1G. Circular No. 8747. 24 Haziran 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Temmuz 2011. 
  50. ^ Saumon, D.; Hubbard, W. B.; Burrows, A.; Guillot, T.; Lunine, J. I.; Chabrier, G. (1996). "A Theory of Extrasolar Giant Planets". Astrophysical Journal. 460: 993-1018. arXiv:astro-ph/9510046 $2. Bibcode:1996ApJ...460..993S. doi:10.1086/177027. 
  51. ^ See for example the list of references for: Butler, R. P. (2006). "Catalog of Nearby Exoplanets". University of California and the Carnegie Institution. 15 Ağustos 2000 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2008. 
  52. ^ Stern, S. Alan (22 Mart 2004). "Gravity Rules: The Nature and Meaning of Planethood". SpaceDaily. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2008. 
  53. ^ Whitney Clavin (29 Kasım 2005). "A Planet With Planets? Spitzer Finds Cosmic Oddball". NASA. 24 Aralık 2005 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Mart 2006. 
  54. ^ Schlaufman, Kevin C. (2018). "Evidence of an Upper Bound on the Masses of Planets and Its Implications for Giant Planet Formation". The Astrophysical Journal. 853 (1): 37. arXiv:1801.06185 $2. Bibcode:2018ApJ...853...37S. doi:10.3847/1538-4357/aa961c. 
  55. ^ Bodenheimer, Peter; D'Angelo, Gennaro; Lissauer, Jack J.; Fortney, Jonathan J.; Saumon, Didier (20 Haziran 2013). "Deuterium Burning in Massive Giant Planets and Low-mass Brown Dwarfs Formed by Core-nucleated Accretion". The Astrophysical Journal. 770 (2): 120. arXiv:1305.0980 $2. Bibcode:2013ApJ...770..120B. doi:10.1088/0004-637X/770/2/120. 
  56. ^ Spiegel; Adam Burrows; Milsom (2010). "The Deuterium-Burning Mass Limit for Brown Dwarfs and Giant Planets". The Astrophysical Journal. 727 (1): 57. arXiv:1008.5150 $2. Bibcode:2011ApJ...727...57S. doi:10.1088/0004-637X/727/1/57. 
  57. ^ Schneider, J.; Dedieu, C.; Le Sidaner, P.; Savalle, R.; Zolotukhin, I. (2011). "Defining and cataloging exoplanets: The exoplanet.eu database". Astronomy & Astrophysics. 532 (79): A79. arXiv:1106.0586 $2. Bibcode:2011A&A...532A..79S. doi:10.1051/0004-6361/201116713. 
  58. ^ Exoplanets versus brown dwarfs: the CoRoT view and the future, Jean Schneider, 4 Apr 2016
  59. ^ Hatzes Heike Rauer, Artie P. (2015). "A Definition for Giant Planets Based on the Mass-Density Relationship". The Astrophysical Journal. 810 (2): L25. arXiv:1506.05097 $2. Bibcode:2015ApJ...810L..25H. doi:10.1088/2041-8205/810/2/L25. 
  60. ^ Wright, J. T.; ve diğerleri. (2010). "The Exoplanet Orbit Database". arXiv:1012.5676v1 $2. 
  61. ^ Exoplanet Criteria for Inclusion in the Archive, NASA Exoplanet Archive
  62. ^ Basri, Gibor; Brown, Michael E (2006). "Planetesimals To Brown Dwarfs: What is a Planet?". Annu. Rev. Earth Planet. Sci. 34: 193-216. arXiv:astro-ph/0608417 $2. Bibcode:2006AREPS..34..193B. doi:10.1146/annurev.earth.34.031405.125058. 
  63. ^ Boss, Alan P.; Basri, Gibor; Kumar, Shiv S.; Liebert, James; Martín, Eduardo L.; Reipurth, Bo; Zinnecker, Hans (2003). "Nomenclature: Brown Dwarfs, Gas Giant Planets, and ?". Brown Dwarfs. 211: 529. Bibcode:2003IAUS..211..529B. 
  64. ^ Rincon, Paul (16 Ağustos 2006). "Planets plan boosts tally 12". British Broadcasting Corporation. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2008. 
  65. ^ "Pluto loses status as a planet". British Broadcasting Corporation. 24 Ağustos 2006. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2008. 
  66. ^ a b Soter, Steven (2006). "What is a planet?". Astronomical Journal. 132 (6): 2513-2519. arXiv:astro-ph/0608359 $2. Bibcode:2006AJ....132.2513S. doi:10.1086/508861. 
  67. ^ "Simpler way to define what makes a planet". Science Daily. 10 Kasım 2015. 
  68. ^ "Why we need a new definition of the word 'planet'". The Los Angeles Times. 13 Kasım 2015. 
  69. ^ Margot, Jean-Luc (2015). "A quantitative criterion for defining planets". The Astronomical Journal. 150 (6): 185. arXiv:1507.06300 $2. Bibcode:2015AJ....150..185M. doi:10.1088/0004-6256/150/6/185. 
  70. ^ Stern, S. Alan; Levison, Harold F. (2002), Rickman, H. (ed.), "Regarding the criteria for planethood and proposed planetary classification schemes", Highlights of Astronomy, San Francisco, CA: Astronomical Society of the Pacific, 12, pp. 205–213, Bibcode:2002HiA....12..205S, ISBN 1-58381-086-2. See p. 208.
  71. ^ a b Runyon, K. D., Stern, S. A., Lauer, T. R., Grundy, W., Summers, M. E., Singer, K. N., (2017). A Geophysical Planet Definition. 48th Lunar and Planetary Science Conference. The Woodlands, Texas. http://www.hou.usra.edu/meetings/lpsc2017/pdf/1448.pdf.
  72. ^ Lindberg, David C. (2007). The Beginnings of Western Science (2nd bas.). Chicago: The University of Chicago Press. s. 257. ISBN 978-0-226-48205-7. 
  73. ^ a b Salmon, Thomas; Tytler, James (1782). "The New Universal Geographical Grammar". 
  74. ^ Giovanni Cassini (1673). Decouverte de deux Nouvelles Planetes autour de Saturne. Sabastien Mabre-Craniusy. pp. 6–14.
  75. ^ Herschel, W.S. (1787). "An account of the discovery of two satellites revolving round the Georgian Planet [Uranus]". Philosophical Transactions of the Royal Society of London. 77: 125-129. doi:10.1098/rstl.1787.0016. JSTOR 106717. And the heavens now displayed the original of my drawing, by shewing, in the situation I had delineated them, The Georgian Planet [Uranus] attended by two satellites.
    I confess that this scene appeared to me with additional beauty, as the little secondary planets seemed to give a dignity to the primary one, which raises it into a more conspicuous situation among the great bodies of our solar system.
      Geçersiz |doi-access=free (yardım)
  76. ^ Hilton, James L. "When did the asteroids become minor planets?". Astronomical AlmanacFAQ. United States Navy. 24 Mart 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mayıs 2008. 
  77. ^ "The Planet Hygea". spaceweather.com. 1849. Erişim tarihi: 18 Nisan 2008. 

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Tanımlama ve yeniden sınıflandırma tartışması[değiştir | kaynağı değiştir]

Diğer bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]