Benlik kaynakları tükenmesi

Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Benlik kaynaklarının tükenmesi, öz-kontrol ya da özgür irade gücünün kullanılabilecek sınırlı kaynaklara dayandığı düşüncesini ifade etmektedir.[1] Zihinsel aktivite için enerji düşük olduğunda, öz kontrol zayıflar ve bu durum benlik kaynaklarının tükenmesi olarak adlandırılır. Özellikle, benlik kaynaklarının tükenmesi durumunun deneyimlenmesi, kişinin daha sonraki aktivitelerde kendini kontrol etme becerisini zayıflatır. Öz-kontrol gerektiren benlik kaynaklarını tüketici bir görev, sonrasında gelen öz-kontrol görevi için, her ne kadar görevler birbiriyle ilişkisiz görünse de, engelleyici bir etki yaratır. Öz-kontrol benliğin hem birey hem de bireylerarası düzeyindeki işlevinde önemli bir role sahiptir. Bu nedenle, benlik kaynaklarının tükenmesi, deneysel psikolojide ve spesifik olarak sosyal psikolojide önemli bir konudur, çünkü mekanizması, insanın öz-kontrol süreçlerinin anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır.

Temel deneysel bulgular[değiştir | kaynağı değiştir]

Roy Baumeister ve çalışma arkadaşları öz-kontrolü hem güçlendirilebilen hem de zayıflatılabilen bir kasa benzeten bir model önermişlerdir. Bu modele göre, öz-kontrol "kasının" kullanılması, sonraki görevler için bu kasın gücünde azalmaya, ya da benlik kaynağının tükenmesine, yol açacaktır. Birçok deneysel bulgu, öz-kontrol ya da benlik kaynakları tükenmesine yönelik bu kas modelini desteklemektedir.[2]

Roy Baumeister, Ellen Bratslavsky, Mark Muraven ve Dianne Tice tarafından 1998'de yapılan temel bir deney benlik kaynaklarının tükenmesinin birçok farklı bağlamda ve durumda etkileri olduğuna dair ilk bulguları ortaya koymuştur.[1] Araştırmacılar, başlangıçta çikolatanın cazibesine direnen insanların, sonrasındaki zorlayıcı bir bulmaca görevinde daha az çabalayabildiklerini göstermiştir. Araştırmacılar, çekici bir ikrama karşı koymaktan kaynaklanan bu etkiyi benlik kaynaklarının tükenmesine atfetmişlerdir. Buna ek olarak, benlik kaynakları tükenmesi durumunun bir göstergesi olarak, insanların gönüllü olarak kendi inançlarına ters bir konuşma yaptığında da, zorlayıcı bir bulmacada daha az çabalayabildikleri gösterilmiştir. İlginç bir biçimde bu etki, insanlara seçim şansı verilmediğinde ve tutumlarına aykırı bir konuşma yazmaya zorlandıkları durumlarda bu derece güçlü değildir. Sonuç olarak hem seçim davranışının hem de tutumlara aykırı davranışların aynı sınırlı kaynak havuzundan yararlandığına inanılmaktadır. Bu bulgular, benlik kaynakları tükenmesi etkisinin farklı durumlarda gerçekleşebileceğini ve benlik kaynakları tükenmesinin bağlam bağımlı olmadığını göstermiştir. Bu deney, araştırmacıların önceki bulgulardan çıkarılan düşünceleri sentezlemeleri açısından önemlidir. Bu çalışmayla birlikte, Baumeister ve arkadaşları, benlik kaynaklarının tükenmesine dair ilk doğrudan deneysel bulguları göstermişler ve konunun ilgi duyulan bir araştırma konusu haline gelmesini sağlamışlardır.

Fizyolojik ilişkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Glikozun, öz-kontrol için gerekli olan özel bir enerji formu olarak rolü araştırılmıştır. Glikoz, birçok besinde bulunan bir şeker, beden ve beyin için önemli bir enerji kaynağıdır. Birçok deney, öz-kontrol tükenmesi ile azalan kan şekeri düzeyini bağlantılandırmıştır ve öz-kontrol perfromansının glikoz tüketerek (örn. limonata) yenilenebildiğini göstermektedir.[3] Ancak bazı bulgular (fakat hepsi değil), sorgulanmıştır.[4] Birkaç güncel deney, benlik kaynakları tükenmesi etkisinin ödüllendirici özelliklere sahip olabilen [5] tatlıları sadece tadarak (çiğneyerek ya da tüketerek değil) tersine dönebileceğini göstermiştir.[6][7][8] Diğerleri, şekerin tadının (yapay tatlandırıcının değil) psikofizyolojik uyarıcı etkileri olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Öz-kontrol başarısızlığının altında yatan nöral süreçler yakın zamanda nöropsikolojik teknikler kullanılarak araştırılmıştır. Zihinsel kontrolün bilişsel ve nörobilimsel modellerine göre, " çatışma izleyici/hata denetleyici sistem" amaçlanan hedefler ile gerçek davranışlar arasındaki uyuşmazlıkları belirlemektedir.[9] Elektroensefalografi (EEG) kayıtları kullanılarak, Inzlicht ve Gussell, duygu bastırılması görevinde bulunan kişilerin bulunmayanlara kıyasla,daha zayıf hata- ilişkili olumsuzluk sinyalleri gösterdikleri bulunmuştur.[9] Bu bulgular, öz-kontrol sergileme sonrası benlik kaynakları tükenmesinin çatışma izlemesinden sorumlu olan nöral mekanizmaları zayıflattığına dair ilk kanıtları oluşturmaktadır.

Etkiler ve faktörler[değiştir | kaynağı değiştir]

Pozitif duygulanım[değiştir | kaynağı değiştir]

Yakın zamanda, pozitif duygudurumun benlik kaynakları tükenmesinin sonrasındaki performans için zayıflatıcı etkisini tamponlayabileceği gösterilmiştir.[10] İnsanlara komik videolar izletilerek ya da sürpriz bir hediye verilerek pozitif duygudurum aşılanmıştır. Pozitif duygudurum, kişilerin benlik kaynaklarını daha hızlı onarmalarına izin veriyor gibi gözükmekte ve dahası kişilerin kendini düzenleme becerilerini arttırmaktadır. Pozitif duygudurumun daha öncesinde öz-düzenleyici görevlerde bulunmayan kişiler için genel pozitif faydasına dair bir iddia yoktur, sadece pozitif duygudurum tükenmiş kişilerin öz-düzenleme becerilerini onarabilmektedir. Dahası bu deneysel çalışma, performans onarımındaki mekanizmaları detaylıca açıklamamaktadır. Pozitif duygudurumun benlik kaynakları etkisini yok mu ettiği yoksa sadece kişilerin tükenen durumlarına rağmen görevlerinde daha azimli olmaya mı motive ettiği bilinmemektedir. Benlik kaynaklarının tükenmesi etkisi, tek başına (duygudurum müdahalesi olmadan), duygudurumu kontrol eden ya da duygudurumda değişikliğe yol açmayan birçok benlik kaynakları deneyinde gösterildiği gibi, duygudurum değişimleriyle ilişkisiz bulunmuştur. Yani, pozitif duygudurum, sadece kişinin kaynakları tükendikten sonra, benlik kaynaklarının tükenmesi etkisini yok etmenin bir yoludur.

Suçluluk ve prososyal davranış[değiştir | kaynağı değiştir]

Benlik kaynakları tükenmesi, suçluluk ve prososyal davranışta da kendini göstermektedir. Suçluluk hissi olumsuz olmasına rağmen adaptif insan etkileşimlerini kolaylaştırmak için gereklidir.[11] Suçluluk deneyimi, kişinin geçmiş eylem ve davranışları üzerine yansıtma becerisine bağlıdır. Benlik kaynakları tükenmesinin böyle bir düşüncede bulunma becerisine ket vurduğu, dolayısıyla suçluluk deneyimlemeyi zorlaştırdığı görülmüştür.[12] Suçluluk tipik olarak prososyal davranışa neden olduğundan, benlik kaynakları tükenmesi suçlu vicdanından kaynaklanan iyi davranışları, eylemleri azaltacaktır. Xu ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada, katılımcıların bir kısmından , benlik kaynaklarının tükenmesine yol açan bir durum olarak, hayvanların kesimi ile ilgili bir video izlerken duygularını bastırmaları istenmiştir.[12] Daha sonra katılımcıları hata yaptıklarında karşı oyuncunun onlara yüksek sesle ve hoş olmayan bir sesle bağırdıkları bir oyun oynayarak suçluluk duygusu hissetmeleri sağlanmıştır. Deneyin sonunda, katılımcılara parayı sonraki katılımcıya bırakmak ya da hayırsever bir bağışta bulunma seçenekleri verilmiştir. Bunlar, prososyal davranış ölçümleridir. Çalışmanın sonuçları, benlik kaynakları tükenmesi deneyimleyen kişilerin deneyimlemeyenlere kıyasla, daha az suçlu hissettiklerin ve daha az bağışta bulunduklarını göstermiştir. Bu bulgu, benlik kaynakları tükenmesinin kişinin suçluluk deneyimleme becerisini azaltarak, prososyal davranış üzerinde dolaylı bir etkisi olduğunu göstermektedir

Algılanan yorgunluk düzeyi[değiştir | kaynağı değiştir]

Bireyin algıladığı yorgunluk düzeyinin gerçek tükenme düzeyinden bağımsız olarak sonraki öz-kontrol gerektiren görevlerdeki performansını etkileyebileceği gösterilmiştir.[13] Bu etki hayali yorgunluk olarak bilinmektedir. Bu etki, katılımcıların, gerçek tükenme düzeylerini belirleyen, benlik kaynaklarını tüketen veya tüketmeyen bir görevde bulundukları bir deneyde gösterilmiştir. Sonuçta katılımcılar, kendi tükenme düzeylerinin gerçek tükenme düzeyinden daha düşük olduğuna inanmaları sağlandığında, zor bir bellek görevinde daha iyi performans sergilemişlerdir. Bu bulgu, artan algılanan yorgunluk düzeyinin, gerçek tükenme düzeyinden bağımsız olarak, öz-düzenleme performansını zedeleyebileceğini göstermektedir.

Motivasyon ve inançlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Benlik kaynakları tükenmesinin en önemlisi öz-düzenleme bozuklukları olmak üzere önemli olumsuz sonuçlara sahip olduğu gösterilmiştir. Ancak, bu etkiler dışsal motivasyonlar ve sınırsız irade gücü inançları ile geçici olarak engellenebilmektedir. Böyle bir dışsal motivasyonun örneği, Boucher ve Kofos (2012) tarafından yapılan ve tükenmiş katılımcıların para ile motive edilmeleri durumunda, sonraki öz-kontrol görevinde daha iyi performans göstermeleri ile sonuçlanan bir çalışma ile gösterilmiştir.[14]

Carol Dweck tarafından yapılan bir deney ve Roy Baumeister ve Kathleen Vohs tarafından yapılan sonraki çalışmalar, sınırsız öz-kontrol inançlarının, benlik kaynakları tükenmesini uzun sürede olmasa da kısa sürede hafiflettiğini göstermiştir. Yorulmadığına inandırılan katılımcılar, ikinci görevde daha iyi bir performans sergilerken, üçüncü görevde tamamıyla tükenmişlerdir.[15]

Yaş[değiştir | kaynağı değiştir]

Çoğu benlik kaynakları tükenmesi çalışması üniversite öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Bu durum, elde edilen sonuçların ne derece genellenebilir olduğu sorularını ortaya çıkarmıştır. Öz-kontrolle ilgili beyin bölgelerinin 20li yaşların ortalarına kadar gelişimini sürdürdüğü göz önüne alındığında, genç insanlar, benlik kaynakları tükenmesine daha açık olabilirler. Örneğin, yakın zamandaki bir çalışma, genç üniversite öğrencilerinin tipik tükenme manipülasyonu sonrasında benlik tükenmesi yaşadıklarını ancak 40 yaşın üstündeki kişilerin benlik kaynakları tükenmesi durumu yaşamadıkları görülmüştür.[16]

Gerçek-yaşam sonuçları[değiştir | kaynağı değiştir]

Benlik kaynakları tükenmesi durumunda, kişilerin zayıflayan öz-düzenleme becerileri, saldırgan davranışlar, dürtüsel satın alım, dürüst davranmama gibi birçok istenmeyen, uyumsuz davranışlara sebep olabilmektedir.

Diyet yapmak[değiştir | kaynağı değiştir]

Kathleen Vohs ve Todd Heatherton tarafından yapılan bir deney ile, benlik kaynakları tükenmesinin diyet yapmayanlara kıyasla diyet yapanlarla ilişkili olduğu gösterilmiştir.[17] Kronik diyet yapanlar sürekli olarak, arzularına karşı koymaya ve besin alımını sınırlamaya çalışmaktadır. Vohs ve Heatherton, besin alımını düzenleme görevinin çekici atıştırmalıklarla karşılaşma durumunda, özellikle kişi benlik kaynaklarının tükenmesi durumunda ise, zayıfladığını göstermişlerdir. Hem diyet yapanlar hem de yapmayanlar, film izlerken duygularını bastırmaya çalışmışlardır. Sonrasında, katılımcıların tat testi için dondurma yemeleri gerekmiştir. Temel bulgu, duygusal tepkilerini bastıran katılımcıların, bastırmayanlara kıyasla daha fazla benlik kaynağı tükenmesi yaşamış olmalarıdır. Buna ek olarak, bu katılımcılar, tat testi görevinde daha fazla dondurma yemişlerdir. Diyet yapmayanlar bu görevlerde diyet yapanlar gibi öz-düzenleme başarısızlıkları göstermemişlerdir. Bu nedenle, diyet yapma eyleminin kendisinin benlik kaynağı tüketimine sebep oluyor gibi gözükmektedir. Diyet yapanlar besin alımını sınırlamak için çok fazla enerji harcamaktadır, ancak bu çabalar büyük bir cezbedicilikle karşılaşıldığında sarsılmaktadır.

Atletik performans[değiştir | kaynağı değiştir]

Araştırmacılar, yarışmacı atletlerin zihinsel işlevlerinin kolay bir bilişsel görevi tamamlamalarına kıyasla, zor bir bilişsel görevi tamamladıklarında daha fazla engellenebildiğini bulgulamışlardır.[18] Bu bulgular, benlik kaynakları tükenmesinin sadece sonrasında gelen bilişsel görevdeki performansı değil, fiziksel görevdeki performansı da etkilediğini göstermektedir.

Tüketici davranışı[değiştir | kaynağı değiştir]

Tüketim dünyasında, insanlar dürtüsel ve gereksiz satın alımların cazibesine direnerek, bilgili satın alımlar yapmak için değerli enerji kaynaklarının kullanımını gerektiren birçok karar ve seçimle karşı karşıya kalırlar. Tüketiciler sürekli olarak geniş seçenekler bombardımanına tutulurlar. En iyi seçimi yapabilmek için kişi çeşitli ürünlerin farklı özelliklerini karşılaştırmalıdır. Tüketici kararlarının karmaşıklığı kendi başına benlik kaynakları tükenmesi ile sonuçlanır.[19] Bu durum tüketicilerin alması gereken sonraki kararlarda da etkili olur. Tüketicilerin kaynakları tükendiğinde, daha pasif olmaya ve kendi değerleriyle tam örtüşmeyen daha dürtüsel kararlar almaya daha eğilimli olurlar.

Tüketiciler pazarda farklı fiyat aralıkları ve ürün kalitelerine sahip birçok seçenekle karşı karşıya kalırlar. Birçok seçeneğe sahip olmak tüketicinin bunalmış hissetmesine ve benlik kaynakları tükenmesine yol açabilir.[20] Reklamlar, tüketiciye ürüne sahip olması gerektiğini ve ürünü hak ettiğini söyler. Bu durum yorgunluk ve hayal kırıklığı ile sonuçlanır ve kişilerin o ürünü almasına sebebiyet verir.[21] Yorgunluk ve hayal kırıklığı harcama çabası, hangi mağazanın en iyi fiyatlara sahip olduğuna karar verme ve o mağazaya girmeye karar verme, aynı zamanda ürünü almak için gerekli olan çabalardan da kaynaklanabilir. Bu durumda insanlar, yüksek fiyatlı ya da en ucuz ürünü almaya yönlendirilme eğilimindedirler.[22]

Düşük öz-kontrole sahip tüketiciler, yüksek statülü ürünü almak için daha fazla yatırım yapmaya daha açıktırlar.[23] Bu tüketiciler, aynı zamanda ürün için daha motive edilmiş, daha kararlı ve daha fazla ödeme yapmaya eğilimlidirler. Bu durum, tüketicilerin güçlü olduğu algısına sahip olmalarına yol açacak; tüketiciler yeniden kendilerini kontrol içinde hissedecek ve kendi benlik kaynaklarının tükenmesi durumlarının üzerinden geldiklerini hissedeceklerdir. Bu durum aynı zamanda onları yüksek statüye sahip bir markanın ürününü almaya teşvik edebilir. Tüketici, bu markanın daha faydalı, ya da daha güvenilir olduğunu hissedebilir.

Kendini Sunma[değiştir | kaynağı değiştir]

Araştırmacılar, kişinin kendisini sunmasının da benlik kaynaklarıyla ilişkili olduğunu göstermiştir. Kathleen Vohs, Roy Baumeister ve Natalie J. Ciarocco tarafından yapılan deneyler, kişinin kendisini sunmasının zorlayıcı (normlara aykırı, alışılmamış) olduğu durumlarda (kendisini yabancılara mütevazi biçimde sunma, arkadaşlarına böbürlenerek sunma, cinsiyet normlarına aykırı biçimde sunma, ırksal hedef olduğu durumlarda sunma, şüpheli bir izleyiciye sunma) kendini sunmanın, kişinin öz düzenleme becerilerini zayıflattığını göstermiştir.[24] Öte yandan, kendini sunmanın daha bilindik, normlara uygun biçimde yapılması durumunda, kendini sunma öz-düzenlemeyle o kadar da ilişkili bulunmamıştır. Araştırma sonuçları, aynı zamanda, kişinin kaynaklarının tükenmesinin de kendini sunmayla ilgili olumsuz sonuçlara yol açtığını ortaya koymuştur. Yapılan deneyler, katılımcıların öz-kontrol gerektiren görevlerden sonra, kendilerini pek de uygun olmayan biçimlerde (çok fazla konuşmak, kendini çok fazla ya da çok az açmak, narsistik biçimde sunmak) sunduklarını göstermiştir.

Saldırganlık[değiştir | kaynağı değiştir]

Saldırganlık da öz kontrolle ilişkilendirilen kavramlardan biridir. Sosyal normlar, genelde kişinin kendini kontrol etmesi ve saldırgan dürtülerini engellemesi işlevini görürler. Kişilerin saldırgan davranışları, genelde kendini kontrol edememesinin bir sonucudur. Araştırmalar, kişilerin öz-kontrol kaynaklarının tükenmesi durumunda, özellikle provakosyona maruz kalması sonucunda, saldırgan davranışlarda bulunma eğiliminin arttığını göstermişlerdir. Kişilerin kişisel öz-kontrol düzeyleri de saldırganlıkla ilişkili bulunmuştur. Düşük öz-kontrole sahip kişiler, provakasyona maruz kalma durumunda, saldırgan tepkiler vermeye daha eğilimlidirler.[25]

Dürüstlük[değiştir | kaynağı değiştir]

Kişilerin dürüst davranma becerileri de öz-kontrol becerileri ile doğrudan ilişkilidir. Dürüst davranmamak, kişisel çıkar için başkalarını kandırmak ile sosyal olarak uygun davranmak arasında bir çelişki yaratmaktadır. Kişiler kendilerini kontrol etme becerilerini kullanarak, başkalarını kandırarak kişisel çıkar sağlama dürtülerini engelleyebilmektedir. Araştırmalar, kişilerin öz-kontrol kaynaklarının önceki görevlerde harcanması halinde, bir sonraki aşamada mali kazanç sağlamak için kandırma yoluna gitmeye daha eğilimli olduklarını göstermiştir.[26]

Önyargı[değiştir | kaynağı değiştir]

Kişilerin öz-kontrol kaynakları, önyargıların sergilenmesinde “özellikle de otomatik süreçlerde” önemli bir işleve sahip gibi gözükmektedir. Oleysa Govorun ve B. Keith Payne tarafından yapılan çalışmalar, kişilerin öz-kontrol kaynaklarının tükenmesinin, tepkilerin kontrollü tepkileri azaltırken, otomatik tepkileri değiştirmediğini göstermiştir. Dahası, benlik kaynakları tükenmesinin sadece, otomatik sterotip aktivasyonuna sahip kişilerde artışa sebep olduğu bulunmuştur.[27] Bir başka araştırma ise, kişilerin gay bir adama yönelik önyargılarının, glikoz desteği sağlanması durumunda azaldığını göstermiştir. Önyargısal tepkiler, kişilerin öz-kontrolle oldukça ilişkili olan kan şekeri düzeyi ile ilişkili bulunmuş ve kan şekerinin arttırılması durumunda kişilerin daha az önyargılı tepkiler vermeye eğilimli oldukları ortaya konulmuştur. .[28] Öte yandan, önyargının hedefi olmak da kişilerin kendilerini kontrol etme becerilerinin zayıflamasına sebep olabilmektedir. Inzlicht, McKay ve Aronson tarafından yapılan araştırmanın sonuçları, önyargıya daha duyarlı olan siyah üniversite öğrencilerinin kendini kontrol etme becerilerinin daha düşük olduğunu göstermiştir. Deneysel çalışmalar da, etiketlenmenin aktive edilmesi durumunda, etiketlenmeye maruz kalan kişilerin hem dikkatle ilgili hem de fiziksel kontrol becerilerinin zayıfladığını göstererek, etiketlenme ile öz-kontrol kaynaklarının tükenmesi arasındaki ilk nedensel bulguları ortaya koymuşlardır.[29]

Dışlanma[değiştir | kaynağı değiştir]

Sosyal gruplara dahil olmak, birey için oldukça önemli bir durumdur. Kişilerin sosyal gruplardan dışlanmaları ya da reddedilmeleri, saldırgan davranışlar, prososyal davranışta azalma gibi bir dizi olumsuz sonuçla ilişkilidir. Yapılan çalışmalar, sosyal gruptan dışlanmanın, öz-düzenleme becerilerini zayıflattığını göstermektedir. Deneysel bulgular, katılımcıların yalnız bir gelecek hayal etmeleri durumunda sağlıklı ama tadı kötü yiyeceği yemek için kendini daha az kontrol edebildiğini, gruptaki kimse tarafından istenmediğinde daha fazla sağlıksız yiyecek tükettiğini, dışlanmaları sonrasında verilen görevi daha kısa sürede bıraktıklarını göstermiştir. Araştırma sonucunda, dışlanan ya da reddedilen kişilerin, davranışsal kontrol zayıflamalarının yanı sıra, dikkat düzenlemelerinin de zayıfladığına dair bulgular edilmiştir.[30] Dışlanmanın öz-kontrol becerilerini zayıflatmasına yönelik etkisi sadece dışlanan kişiler için değil dışlayan kişiler için de geçerli gözükmektedir. Ciarocco, Sommer ve Baumeister tarafından yapılan deneysel çalışmalar, bir işbirlikçiyle konuşmamaları beklenen kişilerin bir sonraki görevde daha az çabalayabildiklerini göstermiştir.[31]

Teorik açıklamalar[değiştir | kaynağı değiştir]

Korunum hipotezi[değiştir | kaynağı değiştir]

Korunum hipotezi, benlik kaynakları tükenmesinin kısmi açıklamasıdır. Bu hipotez, iki tür tükenme çeşidini ileri sürer:

  1. Kişinin kaynaklarının tamamen tükenmesi ve kendini kontrol edememesi
  2. Kişinin kaynaklarının tamamen değil kısmen tükenmesi. Yine de kişi, tamamen tükenmeden kaçınmak için, öz- kontrol çabalarını azaltır.[32]

Bu görüşe göre, insanlar tükenmiş hissettiklerinde, hala gelecekte yüksek öncelikli durumlarda kullanabilecekleri enerji rezervine sahiptir. Bu işlevsel olabilir, çünkü belli bir zamanda daha fazla kaynak harcamak, kişiyi beklenmeyen öz-düzenleme ve öz-izleme davranışları gerektiren durumların ortaya çıkması halinde, kaynakların tükenmesi haliyle karşı karşıya bırakabilir. Zihinsel enerjinin küçük rezervlerinin varlığı, sonuçta, neden çeşitli motive edicilerin az ve orta düzey benlik tükenmesini engelleyebildiğini de açıklamaktadır. Düşük kaynakların olduğu durumlarda, kişi daha fazla enerji harcamak için yeterli motivasyona sahip değildir, ancak dışsal motivasyon sunulursa, hala kullanabileceği ekstra kaynağa sahiptir. Yani, benlik kaynakları tükenmesi, gelecekte acil durumlarda ihtiyaç duyulabilecek önemli kaynakların korunması için gerekli olan psikolojik kısıtlama olarak kavramsallaştırılabilir. Orta düzey tükenme altında, insanlar kendi rezervlerinde normal şartlar altında ulaşamayacakları küçük miktarda enerjiye sahiplerdir.[32]

Benlik kaynakları tükenmesi etkisinin güvenilirliği[değiştir | kaynağı değiştir]

Benlik kaynaklarının tükenmesi etkisinin ne derece güvenilir ve güçlü olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından sorgulanmaya başlanmıştır. Benlik kaynaklarının tükenmesi etkisi ile uyku yoksunluğunun etkisinin karşılaştırıldığı bir çalışmada, katılımcıların biri grubu (fiziksel yorgunluk grubu) 24 saat uykusuzluğa maruz bırakılırken, diğer gruptaki katılımcılardan (benlik kaynaklarının tüketilmesi grubu) film izlerken duygularını bastırmaları istenmiştir. Deney sonucunda, sadece benlik kaynakları tükenmesinin (fiziksel yorgunluğun değil) online oyun oynarkan hırçın, kavgacı rakibe yönelik saldırgan tepkileri yordadığı görülmüştür. Bu bulgular, benlik kaynakları tükenmesi etkisinin, salt fiziksel yorgunluktan farklı olduğunu ortaya koymaktadır.[33] Benlik kaynaklarının tükenmesi etkisinin güçlülüğünün meta-analiz ile incelendiği bir çalışmada ise, benlik kaynakları tükenmesine ilişkin 80’den fazla çalışmanın bulguları incelenerek, benlik kaynakları tükenmesi etkisinin orta-büyüklükte (Cohen’s d=0.62) etki büyüklüğüne sahip olduğu ortaya konulmuştur. [34]

Sorular ve alternatif açıklamalar[değiştir | kaynağı değiştir]

Her ne kadar, öz-kontrol geleneksel olarak tüketilebilen sınırlı bir kaynak olarak düşünülse de bazı araştırmacılar, bu modelle uyuşmazlık içindedirler. Birçok çalışma benlik kaynakları tükenmesi etkisini kanıtlasa da, benlik kaynakları tükenmesinin doğrudan ölçümü mümkün değildir ve çalışmalar bu etkiyi genellikle insanların bir öz-kontrol görevi (tüketici görev) tamamladıktan sonra diğer görevde ne kadar çabaladıklarını ölçümleyerek gözlemektedir.[1] Benlik kaynakları tükenmesi teorisi, bireyin iradesinin içsel mekanizmalarına dayanmaktadır ve sadece doğrusal olmayan bir şekilde test edilebilmekte ve çıkarımlar yapılabilmektedir. Benlik kaynakları tükenmesi araştırmalarının karşılaştığı bir diğer zorluk ise, çalışılan bireylerin genel zihinsel durumlarıdır. Depresyon deneyimlediklerini belirten ya da zaten çalışmadan önce yüksek düzey benlik kaynakları tükenmesi yaşayan kişilerde, elde edilen sonuçların bozulmuş olabileceğine dair şüpheler vardır.

Ancak, birçok benlik kaynağı tükenmesi çalışması, duygudurumun sonuçlarla ilişkili olmadığını göstermiştir. Aslında birçok benlik kaynağı tükenmesi çalışması, duygudurumun etkisini test etmişler ve bir etkisini bulamamışlardır. Buna ek olarak, benlik kaynakları tükenmesi ölçümü, bilişsel çelişkinin karıştırıcı etkisinden etkilenebilir. Araştırmacılar, psikolojik görevlerde kişilerin gerçekten benlik kaynakları tükenmesi mi yaşadığını yoksa sadece bilişsel çelişki mi yaşadıklarını sorgulamışlardır.[1]

Süreç modeli[değiştir | kaynağı değiştir]

Öz-kontrolün en çok bilinen orijinal modeline karşıt olarak, Michael Inzlicht ve Brandon J. Schmeichel süreç modeli olarak adlandırdıkları alternatif bir tükenme modeli önermişlerdir.[9] Süreç modeli, başlangıçtaki irade kullanımının, kişinin motivasyonunu kontrolden hazza doğru kaydırdığını düşüncesinini ileri sürmektedir. Bu sürecin bir parçası olarak, kişinin dikkati, kontrol ihtiyacını belirten ipuçlarından, haz belirten ipuçlarına doğru kaymaktadır. Inzlicht ve Schmeichel, süreç modelinin öz-kontrol süreçlerinin anlaşılması için bir başlangıç noktası sağladığını ve bilişsel, motivasyonel ve duygusal etkilerini incelemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etmişlerdir.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d Baumeister, R. F.; Bratslavsky, E.; Muraven, M.; Tice, D. M. (1998). "Ego depletion: Is the active self a limited resource?" (PDF). Journal of Personality and Social Psychology. 74 (5), s. 1252–1265. doi:10.1037/0022-3514.74.5.1252. PMID 9599441. 
  2. ^ Baumeister, R. F. (2002). Ego depletion and self-control failure: an energy model of the self’s executive function. Psychology Press.
  3. ^ Gailliot, M. T.; Baumeister, R. F.; Dewall, C. N.; Maner, J. K.; Plant, E. A.; Tice, D. M.; Brewer, B. J.; Schmeichel, Brandon J. (2007). "Self-control relies on glucose as a limited energy source: Willpower is more than a metaphor". Journal of Personality and Social Psychology. 92 (2), s. 325–336. doi:10.1037/0022-3514.92.2.325. PMID 17279852. 
  4. ^ Kurzban, R. (2010). "Does the brain consume additional glucose during self-control tasks?". Evolutionary psychology: an international journal of evolutionary approaches to psychology and behavior. Cilt 8, s. 244. 
  5. ^ Frank, G.K.; Oberndorfer, T.A.; Simmons, A.N.; Paulus, M.P.; Fudge, J.L.; Yang, T.T.; Kaye, W.H. (2008). "Sucrose activates human taste pathways differently from artificial sweetener". Neuroimage. 39 (4), s. 1559–1569. doi:10.1016/j.neuroimage.2007.10.061. 
  6. ^ Hagger, M.S.; Chatzisarantis, N.L. (2013). "The Sweet Taste of Success The Presence of Glucose in the Oral Cavity Moderates the Depletion of Self-Control Resources". Personality and Social Psychology Bulletin. Cilt 39, s. 28–42. doi:10.1177/0146167212459912. 
  7. ^ Molden, D.C.; Hui, C.M.; Scholer, A.A.; Meier, B.P.; Noreen, E.E.; d'Agostino, P.R.; Martin, V. (2012). "Motivational versus metabolic effects of carbohydrates on self-control". Psychological Science. 23 (10), s. 1137–1144. doi:10.1177/0956797612439069. 
  8. ^ Sanders, M.A.; Shirk, S.D.; Burgin, C.J.; Martin, L.L. (2012). "The Gargle Effect Rinsing the Mouth With Glucose Enhances Self-Control". Psychological Science. 23 (12), s. 1470–1472. doi:10.1177/0956797612450034. 
  9. ^ a b c Inzlicht, M.; Schmeichel, B. J. (2012). "What is ego depletion? Toward a mechanistic revision of the resource model of self-control". Perspectives on Psychological Science. 7 (5), s. 450–463. doi:10.1177/1745691612454134. 
  10. ^ Tice, D. M.; Baumeister, R. F.; Shmueli, D.; Muraven, M. (2007). "Restoring the self: Positive affect helps improve self-regulation following ego depletion". Journal of Experimental Social Psychology. 43 (3), s. 379–384. doi:10.1016/j.jesp.2006.05.007. 
  11. ^ Baumeister, R. F.; Stillwell, A. M.; Heatherton, T. F. (1994). "Guilt: An interpersonal approach". Psychological Bulletin. 115 (2), s. 243–267. doi:10.1037/0033-2909.115.2.243. PMID 8165271. 
  12. ^ a b Xu, H.; Bègue, L.; Bushman, B. J. (2012). "Too fatigued to care: Ego depletion, guilt, and prosocial behavior". Journal of Experimental Social Psychology. 43 (5), s. 379–384. doi:10.1016/j.jesp.2012.03.007. 
  13. ^ Clarkson, J. J.; Hirt, E. R.; Austin Chapman, A. D.; Jia, L. (2010). "The impact of illusory fatigue on executive control: Do perceptions of depletion impair working memory capacity?". Social Psychological and Personality Science. 2 (3), s. 231–238. doi:10.1177/1948550610386628. 
  14. ^ Boucher, H. C.; Kofos, M. N. (2012). "The idea of money counteracts ego depletion effects". Journal of Experimental Social Psychology. 48 (4), s. 804–810. doi:10.1016/j.jesp.2012.02.003. 
  15. ^ Vohs, K. D.; Baumeister, R. F.; Schmeichel, B. J. (2012). "Motivation, personal beliefs, and limited resources all contribute to self-control". Journal of Experimental Social Psychology. 48 (4), s. 943–947. doi:10.1016/j.jesp.2012.03.002. 
  16. ^ Dahm, T; Neshat-Doost, HT; Golden, A-M; Horn, E; Hagger, M; ve diğerleri. (2011). "Age Shall Not Weary Us: Deleterious Effects of Self-Regulation Depletion Are Specific to Younger Adults". PLoS ONE. 6 (10), s. e26351. doi:10.1371/journal.pone.0026351. 
  17. ^ Vohs, K. D.; Heatherton, T. F. (2000). "Self-regulatory failure: A resource-depletion approach". Psychological Science. 11 (3), s. 249–254. doi:10.1111/1467-9280.00250. PMID 11273412. 
  18. ^ Dorris, D. C.; Power, D. A.; Kenefick, E. (2011). "Investigating the effects of ego depletion on physical exercise routines of athletes". Psychology of Sport and Exercise. 13 (2), s. 118–125. doi:10.1016/j.psychsport.2011.10.004. 
  19. ^ Baumeister, R. F.; Sparks, E. A.; Stillman, T. F.; Vohs, K. D. (2008). "Free will in consumer behavior: Self-control, ego depletion, and choice". Journal of Consumer Psychology. Cilt 18, s. 4–13. doi:10.1016/j.jcps.2007.10.002. 
  20. ^ Hofmann, W.; Strack, F.; Deutsch, R. (2008). "Free to buy? Explaining self-control and impulse in consumer behavior". Journal Of Consumer Psychology. 18 (1), s. 22–26. doi:10.1016/j.jcps.2007.10.005. 
  21. ^ Schmeichel, B.J.; Vohs, K.D.; Baumeister, R.F. (2003). "Intellectual performance and ego depletion: Role of the self in logical reasoning and other information processing". Journal of Personality and Social Psychology. Cilt 85, s. 33−46. 
  22. ^ Baumeister, R. F.; Sparks, E. A.; Stillman, T. F.; Vohs, K. D. (2008). "Free will in consumer behavior: Self-control, ego depletion, and choice". Journal Of Consumer Psychology. 18 (1), s. 4–13. doi:10.1016/j.jcps.2007.10.002. 
  23. ^ CUTRIGHT, K. M.; SAMPER, A. (2014). "Doing It the Hard Way: How Low Control Drives Preferences for High-Effort Products and Services". Journal Of Consumer Research. 41 (3), s. 730–745. 
  24. ^ Vohs, K. D.; Baumeister, R. F.; Ciarocco, N. J. (2005). "Self-regulation and self presentation: Regulatory resource depletion impairs impression management and effortful self presentation depletes regulatory resources". Journal of Personality and Social Psychology. Cilt 88, s. 632-657. doi:10.1037/0022-3514.88.4.63210. 
  25. ^ DeWall, C. N.; Baumeister, R. F.; Stillman, T. F.; Gaillot, M. T. (2007). "Violence restrained: EVects of self-regulation and its depletion on aggression". Journal of Experimental Social Psychology. Cilt 43, s. 62-76. doi:10.1016/j.jesp.2005.12.005.  65. harf sırasında bulunan |title= parametresi line feed character içeriyor (yardım)
  26. ^ Mead, N. L.; Baumeister, R. F.; Gino, F.; Schweitzer, M. E.; Ariely, D. (2009). "Too Tired to Tell the Truth: Self-Control Resource Depletion and Dishonesty". J Exp Soc Psychology. Cilt 45(3), s. 594–597. doi:10.1016/j.jesp.2009.02.004. |doi= değerini kontrol edin (yardım).  65. harf sırasında bulunan |title= parametresi line feed character içeriyor (yardım)
  27. ^ Govorun, O.; Payne, B. K. (2006). "Ego–depletıon and prejudice: Separatıng automatic and controlled components". Social Cognition. Cilt 24 (2), s. 111-136. 
  28. ^ Gaillot, M. T.; Peruche, B. M.; Plant, E. A.; Baumeister, R. F. (2009). "Stereotypes and prejudice in the blood: Sucrose drinks reduce prejudice and stereotyping". Journal of Experimental Social Psychology. Cilt 45, s. 288-290. doi:10.1016/j.jesp.2008.09.003.  72. harf sırasında bulunan |title= parametresi line feed character içeriyor (yardım)
  29. ^ Inzlicht, M.; McKay, L.; Aronson, J. (2006). "Stigma as Ego Depletion: How Being the Target of Prejudice Affects Self-Control". Psychological Science. Cilt 17 (3), s. 262-269. 
  30. ^ Baumeister, R. F.; DeWall, C. N.; Ciarocco, N. J.; Twenge, J. M. (2005). "Social Exclusion Impairs Self-Regulation". Journal of Personality and Social Psychology. 88 (4), s. 589-604. doi:10.1037/0022-3514.88.4.589. 
  31. ^ Ciarocco, N. J.; Sommer, K. L.; Baumeister, R. F. (2001). "Ostracism and ego depletion: The strains of silence". Personality and Social Psychology Bulletin. Cilt 27, s. 1156-1163. 
  32. ^ a b Baumeister, R. F.; Vohs, K. D. (2007). "Self-regulation, ego depletion, and motivation". Social and Personality Psychology Compass. Cilt 1, s. 115–128. doi:10.1111/j.1751-9004.2007.00001.x. 
  33. ^ Vohs, K. D.; Glass, B. D.; Maddox, W. T.; Markman, A. B. (2010). "Ego depletion is not just fatigue: Evidence from a total sleep deprivation experiment". Social Psychological and Personality Science. Cilt 00, s. 1-8. doi:10.1177/1948550610386123. 
  34. ^ Hagger, M.S.; Wood, C.; Stiff, C.; Chatzisarantis, N. L. D. (2010). "Ego Depletion and the Strength Model of Self-Control: A Meta-Analysis". Psychological Bulletin. Cilt 136, s. 495-525. 

Ek okumalar[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]